" Büyük hükümdar Harun Reşid, Leyla ile Mecnun'un aşkını duyduktan sonra ikisini de kendi sarayına getirmiş biliyor musun? " dedim. " Bakmış ki Leyla öyle Mecnun'un anlattığı kadar güzel bir kız değil. Hatta güzel bile sayılmaz. Sonra Mecnun'a dönüp ' Sen bu kıza mı âşık oldun? ' diye sormuş. Derin bir iç geçirmiş Mecnun. ' Ah! ' demiş. ' Siz bir de benim gözümden bakın ona. ' Yani Leyla'yı güzel kılan sevdiğinin ona duyduğu aşktan başka bir şey değil. Onu güzelleştiren Mecnun'un aşkı.
" Baktığına herkes bakar,
ama senin onda gördüğünü herkes görmez.
Herkes âşık olabilir ama hiç kimse
senin gibi sevemez.
Tek fark sensin, seni özel kılan da
sevdiğin değil, sevgin. "
Muhtar'ı İmam cevapladı:
— Sizi de sıraya oturtmayacakları ne malum Muhtar Ağa? Ya öğretmen yarın tutturursa, " Keltepe'de okuma-yazma bilmeyen hiç kalmayacak " diye? Ne diyebilirsin ki?..
— Ne diyeceğim efendi, kitabımı sıkıştırırım koltuğumun altına. Geçer otururum karşısına tövbeler olsun..