Bazen bir başkasının onu nasıl sevdiğini, sevebildiğini kavrayamıyorum çünkü onu böylesine içten, böylesine aşk dolu başkasına bakmayıp ondan başkasını bilmeden yalnızca ben sevebilirim; zaten ondan başka da bir şeyim yok.
Uyandığımda kendimi neşelendirmek için güzel güneşe bakıp "Onu göreceğim!" diye bağırıyorum sabahları. "Onu göreceğim!" Ve bütün gün artık başka bir dileğim olmuyor. Her şey, her şey gerçekleşmesi beklenen bu umutla yitip gidiyor.