O eski hülyaların sahile vurduğunu,
Yakama bir muamma taktığım gün hatırla.
Gurbetin mahşerimde bir sıla bulduğunu,
Dağlar gibi eriyip aktığım gün hatırla.
Nereden bileceksin, şehrin sokaklarında
Kaybolan ışıkların gözlerim olduğunu,
Her seher yüreğimde açan karanfillerin,
Her akşam ellerimde sararıp solduğunu,
Nereden bileceksin?
Kim bilir, belki bir gün kapıma geleceksin.
Siyah tüylü martılar yorgun pencerelerde..
Benimle ağlayacak, benimle güleceksin.
Göğsümde ızdırabı deniz fenerlerinin..
Hayatımdan fışkıran hüzne gömüleceksin.
Her şairin bir gülle bahtiyar olduğunu,
Bir sana bir göklere baktığım gün hatırla.
Gönlümün kahrın ile ihtiyar olduğunu,
Sigaramı sessizce yaktığım gün hatırla.
Bilemezsin içimde bir denizdir yaşamak.
Sen denizin en uzak noktasında şen şakrak..
Ben kırgın dalgalarla avunurum derinde,
Gemilere yosunlu mendiller bağlayarak.
Nereden bileceksin fesleğen köklerinin,
Hercai bulutlardan bıkıp usandığını.
Ansızın kayıveren yıldızların ardında,