Hayat, havaya attığımız beş topla oynanan bir oyundur. Bu 5 top işimiz, sevdiklerimiz, sağlığımız, dostluklarımız, ve benliğimizdir. Bunlardan bir tek işimiz lastik toptur. Düşürürsek onu zıplatabiliriz. Diğer 4 top camdan yapılmıştır. Düşerse kırılır, yerine konulmaz. Hepimiz o ilk lastik topu tutabilmek uğruna diğerlerini kırıp dökmüyor muyuz?
Hiçbir şey bilmeyen, hiçbir şeyi sevemez. Hiçbir şey yapamayan, hiçbir şey anlatamaz. Hiçbir şey anlamayan, değersizdir. Oysa anlayan kişi aynı zamanda sever, farkına varır, görür . Bir şeyin aslında ne kadar bilgi varsa, sevgi de o kadar büyük olur .Tüm yemişlerin böğürtlenlerle aynı zamanda olgunlaştığını düşleyen kişi, üzümlere ilişkin bir şey bilmiyor demektir.
Dünyayı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüz oğul. Hırsımız, sabırsızlığımız, bencilliğimiz. Önce bu yüzden küçülüyor, sonra da dünyayı çok büyük görüyoruz.