O sabah Büyük Taarruz başlar. Sabah 04.30'da tanzim atışı açılır, 05.50'de de tahrip atışına geçilir, saat 07.00'de ise Yunan topçusu susar ve Türk Ordusu 14 gün sonra İzmir'e, Kordon'a,varır.
Büyük Taarruz'dan evvel Atatürk, 15 gün sonra İzmir'de olacağını söylemiştir yakın çevresine. Sonra birlikte Kordon'da yürürken de Salih Bozok'a, "Kaç gün oldu?"diye sorar, "14 gün, Paşam,"cevabını verir Bozok. "Bir gün yanıldık o zaman,"der Atatürk.
Galilei ekseriyetin bazı üyelerine, "işte teleskop burada, inanmıyorsan kendi gözlerinle gör, bak," diyor.
Mesela Galilei'nin aynı zamanda arkadaşı olan, kardinal Roberto Bellarmino ne diyor? "Bakmam, onun içinde şeytan var."Bellarmino esasen biliyor teleskopun içinde şeytan falan olmadığını, fakat sırtında taşıdığı kırmızı renkli kardinal pelerini doğruyu görmek istemesine mani oluyor. Oraya baktığı an o pelerinin bir anlamı kalmayacağını biliyor.
Ben Tanrı'nın elçisiyim, ruhlarla konuşuyorum, gökyüzünden mesaj alıyorum, Tanrı'nın oğluyum vs.
Bunları bugün söyleyen biriyle karşılaşıldığında ilk yapılacak iş bir psikiyatri aramak olur. Zaten aklı başında insanlar bu tür iddialarda bulunanlara artık akıllı bir insan muamelesi yapmıyorlar.
Peki, ahlakın temeli din olabilir mi? O da mümkün değil, çünkü din başka bir adamın lafıdır. Birileri çıkmış, o dinin otoritesini sağlamak için bir şeyler söylemiş. "Bana bunu birileri söyledi, bizi yaratan söyledi," demiş. Peki, bu birileri bunları bana niye söylemiyor? Bu yaratan bu kadar güçlüyse niçin bir elçi kullanıyor? Hepimize tek tek söylesin rahat edelim. Dolayısıyla dinin ahlakın temeli olması söz konusu değildir.