Bir gün önce, bisiklete binen çocuğun arkasından koşarken bisikletten daha çok kırmızı beyaz elbiseli kız ile birlikte koşmak hoşuna gitmişti. Sapan ile düşürdüğü on kadar cevizi kırmızı beyaz elbiseli kıza verince çok sevinmişti kız. Ancak İhsan, kırmızı beyaz elbiseli kızın sevinmesine ondan daha çok sevinmişti. Kız da onun sevindiğini anlamıştı. Kız, sevinerek cevizlerin bedelini misli ile ödmeişti. Menevişti gözleri, gözlerinin menevişi İhsan'ın gönlüne düştü. Düşünce gözlerinin menevişi İhsan'ın gönlüne, ikisinin de etrafına kelebekler üşüştü. İkisi de şaşırmıştı. Artık İhsan'ın yüreği uçtu uçacak bir kuştu.
Öyle bir kapı olmalı ki çalınca, insana hiçbir şey sormadan açsalar: kapının ortasındaki küçük pencereden bakıp da kim o demeseler. Sonra hemen içeri alsalar beni. Ben anlatmak istesem bile, hemen sustursalar: biz her şeyi biliyoruz.