Tefekkür ve dua öyle önemlidir ki insan bu dünyaya tefekkür ve dua için gelmiştir, dense Sezadır. Tefekkürü ve duası tam olan insandır ki ona kulluk görevini yerine getirmiş gözüyle bakılabilir. Allah indindeki değerini merak eden biri, öncelikle tefekkür ve dua kategorisindeki seviyesini gözden geçirmelidir
Kalp, yapısal özellikler itibari ile, bağlandığı varlığın baki olmasını ister ve gıdaların bitimsiz nitelikte olmasını arzu eder. Kalbin hamurunun beka ile yorulmus olmasından dolayıdır ki Allah’a yönüne anları ona büyük bir şevk verir
İnsan, imtihan gereği birtakım manevi hastalıklar taşır. Nifak, kibir, öfke, hırs, rüya, haset, cimrilik gibi ancak özel tedavi ile üstesinden gelebilecek bu hastalıktan şifalar büyük oranda ibadetlerde, bilhassa namazda eder
İnsanda kuvvetli geçmiş zaman duygusunu varlık sebeplerinden biri de geçmişteki nimetleri unutmaması, onlar için şükredebilmesidir. Eğer mazi idrak duygumuz zayıf olsaydı mazhar olduğunu pek çok nimet adılamazdık. Neticede onun Şükrü’nü de yeterince eda edemezdik