Diyoruz ki Müslüman İslam'ın hükümleri çerçevesinde yaşamaya azmettiğinde küfrü büyük ölçüde belki bütünüyle kendi hayatının dışında tutmayı başarabilecektir .Müslüman vaktini İslam'ın hükümleri çerçevesinde değerlendirebilirse Allah'la olan rabıtasını aklında tutarsa küfrün menfurluklarından uzak kalacağı gibi Allah'ın rızasını da istihsal etmiş olur.
Batı aleminde geliştirilen ilimlerle İslami anlamdaki ilmin temel ayrılığı hedef tutulan gayede ortaya çıkar. Batı ilminin gayesi esas itibariyle insanla başlayıp insanda son bulurken yani gaye insandan ibaret ve insanı "ilahlaştırmak" iken İslami ilmin gayesi insanın "kul"olduğunu ona hissettirmek ve insanın teslimiyetine yol açmaktır.
İlim denilen vakanın mücerret gayesi, insanın kendi nefsini beğenmekten alıkoyması artı ilimde derinleştikçe kendi hiçliğini , aczini daha derinden hissetmesine yol açmasıdır.