es953

Hayat ve ölüm gerçekleri karşısında bazı insanların diğerleri kadar etkilenmemesi, paramparça olmaması nedendir diye düşündüğüm olmuştur. Una'nın ölümüyle Samuel'ın ayaklarıın altındaki top­rak kaydı, müstahkem iç kalesinin kapıları açıldı ve yaşlılık içeri girdi. Öte yanda ailesini kocası kadar sevdiği su götürmeyen Liza yıkılmadı, çarpılmadı. Hayatı dengesini korudu. Üzüldü ama ke­dere yenilmedi.
Reklam
Kendisinin de dediği gibi, dinamitin dokunamadığı işi zaman becerir.
Öğle vakti kadar yaşlanabilir belki ama akşam, Allah korusun, olamaz, hele gece, Allah korusun!
Benim onun hakkında yazacaklarım hafızanın ürün­leri, doğru bildiğim şeyler ve bunları birleştirip yürüteceğim mantığın karışımı olacak. Doğru olup olmayacağını kim bilebilir?
Ölmemi isteseydi o kadar ağırıma gitmezdi belki. O da bir çeşit sevgi olurdu. Ama ben düşman değildim, bir karın ağrısıydım sadece.
Reklam