es953

Yaşamın devam etmesi konusundaki istek, paranın istikrarsızlığından daha önemliydi. Tüm bu mali karmaşa içinde günlük yaşam hemen hemen hiç pürüzsüz devam ediyordu.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsan koşullara alışıyor, karmaşaya uyum sağlıyordu.
Avusturya kronu dengesini bulmaya başladığında ve Alman markı inanılmaz bir şekilde değer kaybettiğinde aynı tren istasyonunda bu kez Avusturyalılar ucuz bira içmek için öbür tarafa gitmeye başladılar, aynı tiyatro tekrarlanıyordu, ancak bu kez aksi yöne doğru. Her iki ülkede yaşanan o büyük enflasyonun tam ortasındaki bu bira savaşı en tuhaf anılarım arasında sayılır, çünkü o yılların çılgın karakterini belki de en canlı, en garip şekilde yansıtan bu bira savaşıydı.
Kırk yıl boyunca tasarruf yapan ve vatansever biri olarak parasını savaş tahvillerine yatıranlar dilenir hale geliyor, borcu olanlar ise borçlarından kurtuluyordu. Yiyecek dağılımında dürüst davrananlar aç kalıyor, açgözlülük yapanlar ise karnını fazlasıyla dolduruyordu. Rüşvet veren işini hallediyor, risk alan kazanıyordu. Alışveriş fiyatına uygun satış yapanlar zarar ediyordu; her ihtimali hesap edenler dolandırılıyordu.
Her kent, her kasaba ve hatta sonunda her köy kendi “banknotunu” basmaya ve komşu köyün parasını geri çevirmeye başladı, sonrasında ise hiçbir değeri olmayan bu paralar da atılmaya başlandı. Paranın geçirdiği tüm bu evreleri canlı bir şekilde anlatmayı bilen ulusal bir ekonomist, bence bu konuda çok heyecan verici bir roman yazabilirdi, çünkü yaşanan karmaşa gittikçe akıl almaz biçime dönüşüyordu.