ftmaa

ftmaa
@__ftmaa__
4 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Küçük Prens kitabı beni çocukluğuma geri götürdü. Ortaokulda okuduğun bir kitabı üniversitede okumak çok tuhaf ve bir o kadar da eğlenceli geldi bana. ​Bir çocukken okumakla yetişkin bir birey olarak okumak çok farklı. Çocukken sadece bir çocuk kitabı olarak okudum; şimdi ise bugünüme, hatta geleceğime göndermeler yapan bir kitabı okudum. Kitapta büyüklere çok bariz göndermeler var. Büyüdükçe hayal gücünü; dünyaya ışıltıyla, merakla bakan çocukluğunun nasıl zamanla sığ düşüncelere evrildiğini görüyoruz. ​Çocukken her şey oyun gibi gelir; görünen ve görünmeyen her şey mucizedir. Büyüdükçe mucizeler yerini sıradanlığa bırakıyor; düzenli maaş, bir ev, bir araba ile hayal gücümüz sınırlanıyor. Monoton bir hayat olmuş hayalimiz. Çarkın dişlerinden biri haline geliyor, içimizdeki çocuğu gömüyoruz. ​Tıpkı dördüncü gezegendeki yıldızları sayan iş adamı gibi, çok önemli bir şey yaptığımıza inandırmışız kendimizi. Küçük Prens'i içimizdeki çocuk olarak tasvir ettim ben; yetişkinleri asla anlamıyor. Yetişkinler bile kendini anlayamazken onu kim suçlayabilir ki? ​Kitapta Küçük Prens'in söylediği gibi; neyi aradığımızı bilmeden bir arayışın içinde kaybolduk. Olduğumuz yerden hiçbir zaman mutlu olmuyor, hep daha fazlasını istiyoruz. Fazlasının bizi mutlu edeceğine inanıyoruz; ben artık inanmıyorum. Bana göre yalnızca anın tadını çıkarabilenler gerçekten mutlu olabilenlerdir. ​Son olarak; umarım Küçük Prens gibi yetişkinleri hep tuhaf bulur ve hiç anlamam...
ftmaa
belki de küçük prensi bir de büyüdükten sonra okumak gerekir