Kendisinin gözünde canlandırdığı gelecekte, hayvanların açlık ve kırbaçtan kurtuldukları, herkesin eşit olduğu, herkesin kensi gücüne göre çalıştığı ve Koca Reis'in konuştuğu gece yolunu şaşırmış ördek yavrularına kucak açtığı gibi güçlüklerin zayıfları koruduğu bir toplum vardı. Oysa, nedendir bilinmez, kimsenin düşüncesini açıklamaya cesaret edemediği, her yerde azgın, yabanıl köpeklerin hırlayarak kol gezdiği, yoldaşların korkunç suçları itiraf ettirildikten sonra paramparça edilişini seyretmek zorunda kaldıkları bir toplum çıkmıştı ortaya.
"İnsan, üretmeden tüketen tek yaratıktır. Süt vermez, yumurta yumurtlamaz, sabanı çekecek gücü yoktur, tavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz. Gene de, tüm hayvanların efendisidir..."
Ve yine muhteşem bir kitap!
Yalom'un okuduğum ilk kitabı ve an itibariyle en sevdiğim yazarlardan biri oldu.
Yazarın son kitabı olan bu kitap da Yalom okurlarıyla hayatından kesitleri, düşüncelerini, genç terapistlere tavsiyelerini paylaşmış. Ayrıca içe bakış yöntemini kullanmış olması samimiyetine samimiyet katmış diyebilirim. :)
Psikoloji alanıyla ilgilenen herkesin kesinlikle seveceğini düşündüğüm bir eser.
İyiki yolum Yalom'la kesişmiş onun vermiş olduğu engin bilgileri okumak zamanına değer kattı ve diğer kitaplarını da kesinlikle okuyacağım.
Son olarak son kitabının şu son cümlesi aklımdan hiç çıkmayacak: "Bu muymuş hayat? Peki o halde, bir daha!"