Gelirken Ekmek Al ile kalemine bir kez daha hayran oldum Şermin Yaşar’ın. Yazılarını sık sık okur ve içimde farklı pencerelerin açıldığına şahitlik ederim. Kitapta birbirinden farklı ama özünde arka kapakta da bahsedildiği üzere “insanın ruhuna” inen hikayeler var. Acı, özlem, aşk, kavuşmalar, ayrılıklar kısacası hepimizin kendinden bir şeyler bulacağı sıcacık öykülerden oluşmakta. Tanıdık mahalle yaşamları ve o mahallelerde yaşayan sadece adının değişip mutlaka hepimizin yaşantısında var olmuş o karakterler öylesine canlı işlenmiş ki yüreğimize dokunmaması mümkün değil. Mutlaka seveceğiniz bir kitap yürekten tavsiyedir. Keyifle okuyun...
“Ayakkabı vurduğunda ayağının arkasında bir yara açılır, çorap giydiğinde o yara çoraba yapışır, çorabı çıkarttığında kabuk kopar ve tekrar kanar. İyileşmesi zaman alır. Ayakkabıyı çorapsız giyemezsin, çorapla giysen yine yapışır. Aile yaraları biraz böyledir. Yürümekten vazgeçemezsin ve attığın her adımda canını acıtmaya devam eder.”