Tuğba

Tuğba
@__gocebe__
Kendi kendine kalmayı seven, kitaplardan başka dost ve sevgili olmadığına inanan, çocukları, çiçekleri, türküleri ve kuşları seven insanlardan bir insan. Sade vatandaş. Okudukça cahilliğini gören bir okur.
Çift sayı ise benim gönlüme aykırıdır, onu istemem; ayaklarının üzerinde sağlam durur, durumu iyidir, yer değiştirmek istemez, tutucu ve memnundur; huzursuzluğu yoktur; bütün sorunlarını çözümlemiştir, bütün isteklerini gerçekleştirmiş, rahata kavuşmuştur. Aşırı uyumsuzluk benim yüreğimin uyumudur; o asla yetinmemiştir; bu dünya şimdiki haliyle hoşuna gitmemektedir, onu değiştirmek, tamamlamak, daha ileriye doğru itmek istemektedir; tek ayak üzerinde durur; ötekini uzatması gitme isteğindendir. Nereye gitmek? Geri kalan bütüne... Bir an durup soluk alsın, sonra yine hızlansın...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanın yüreğine dokunmuyor
Bu, bütün hayatım bo-yunca benim için yanılmaz bir göstergedir; bir güneşin doğuşu, bir resim, bir kadın, bir düşünceyle karşılaştığımda yüreğim dana gibi hoplar ve o zaman mutluluğun karşısında bulunduğumu anlarım. Yüreğim, Parthenon'un karşısında hoplamadı. Bana aklın, rakam ve geometrinin bir eseriymiş gibi göründü. Mermerleşmiş, kusursuz bir düşünce... Beynin büyük başarısı bütün erdemlere sahip, yalnız bir tanesinden, en pahalı ve en sevileninden yoksun: İnsanın yüreğine dokunmuyor.
Öğrenme isteği her zaman beni yakmıştır; dil öğrenip İngilizce bildiriler yazabileyim ve Yunanistan dışındaki insanları da aydınlatayım diye bu öğretmeni tuttum. Başkalarını niçin karanlıkta bırakacaktık?
Gençlik tuhaf bir canavardır. Açtır, yemeye can atar ama yemez; yiyemeyecek kadar utangaçtır. Mutluluğa ulaşmak için basit bir baş selamına ihtiyaç duyar ama selam vermeden ve verilen selamları almadan arşınlar sokakları. Çeşmeyi açıp suymuşçasına zamanın akıp git-mesine izin verir. Canavar olduğunu bilmeyen bir canavardır gençlik.
Burada bütün zıtlıklar toplanır, birbirine karışır, dost olur ve yüce mucizeyi, uyumu yaratırlar. Bu mucize nasıl oldu, hoşluk bu kadar ciddiyeti, ciddiyet bu kadar hoşluğu nereden biliyor, kuvvet kendi kuvvetini abartmamaya nasıl başlıyordu?