Bir bahar günüydü. Tanrı'nın neşesi... pencereler açıktı, karşıki bahçeden çiçek açmış bir mandalina ağacının kokusu geliyordu; beynimiz bile çiçek açmış, mandalina ağacı olmuştu ve artık ne uzatma, ne de vurgu işaretini dinliyorduk. Tam o sırada bir kuş, okul avlusundaki çınar ağacına konmuş şakıyordu. Köyden o yıl gelmiş olan Nikolio adında soluk benizli, kızıl saçlı bir öğrenci dayanamayıp parmak kaldırdı:
"Sus öğretmenim," diye bağırdı, "sus öğretmenim, kuşu dinleyelim!"