Görünen ve görünmeyen bütün dünyanın derin, fark edilemez bir sır olduğuna seviniriz; derin, anlaşılamaz, akıldan, dilek ve kesinlikten uzak bir sır. Yolculuk arkadaşı kaplanla konuşur, bu kadar çetin, duygulu ve doymaz olduğumuza güleriz; bir akşam, bir avuç topraktan ibaret yemeğimizi mutlaka yiyip doyacağımızı bilmekle birlikte, doymazlığımıza güleriz.
İnsan ruhunun, yani yolculuk arkadaşı kaplanın yaşaması, toprağı sevmesi, ölümü görmesi ve korkmaması ne zevktir!