insana sağlık veren, iyileştiren, şehri ve hayatı ayakta tutan bitmez tükenmez bir iyilik ve iyimserlik kaynağıdır benim için Boğaz.
“Hayat o kadar berbat olamaz,” diye düşünürüm bazen. “Ne de olsa, sonunda insan Boğaz’da bir yürüyüşe çıkabilir.”
Aile denen şey, her geçen gün bana, sevildiğine inanmak ve kendini huzurlu, rahat ve güvende hissetmek için herkesin bir süreliğine içindeki cinleri ve şeytanları saklayıp susturarak mutluluk taklidi yaptığı bir kalabalık olarak görünüyordu.
Yıllar sonra babama, benim resme yetenekli olduğumu nasıl anladıklarını sormuştum. “Bir ağaç resmi yaptın” dedi bana, “bir de dalına karga kondurdun. Annenle birbirimize baktık. Çünkü resimdeki karga dala, tam bir karga gibi konmuştu''
Napolyon olduğunu sürekli düşlemekten hoşlanan adamla, kendini Napolyon sanan adam arasındaki fark: mutlu hayalci ile mutsuz şizofren arasındaki farktır.