Eğer bir ülkenin, bir cemaatin, bir milletin veya bir şehrin durumunu öğrenmek istiyorsanız, o vakit inin çarşılara, aşhanelere, kahvehanelere, hanlara, hamamlara, meydan ve pazarlara, oralardan yükselen alışverişin, pazarlıkların, kavgaların, bedduaların, methiyelerin, şakaların ve sohbetlerin sesine kulak verin. Ülkelerin kalbi oralarda atıyor çünkü.
İnsan, nasıl, hangi biçimde, hangi seslerle dünün seslerini bugünün seslerine dönüştürebilir; dünün seslerinden yeniden yaşayan insanlar yaratabilir ve insanın ruhunda, beyninde ve yüreğinde onlar için, küçük ama sıcak bir mekan açabilir?