- Arada bir okuyorum,
Zaman buldukça yazıyorum
Ama ben öğretmenim sürekli kitap defter ile haşir neşirim, ancak işimin bu olduğuna bakmayın bir o kadar da uzak dururum kelem kağıttan.
Ramazan-ı Şerif bizlere Anlatıldığı gibi bir ay değildir sadece. Bu ayın maneviyat dışında anlamı bambaşkadır.
Ramazan-ı Şerif aslında aç kalıp ve Rutinden uzak kalarak beynin farklı tür çalışma haline geçme ve düşünce biçimini yenileme işidir. Bilimsel olarak da bu böyledir.
Bu hal bizlerin bildiği düşünme, işlem yapma eylemi değildir. Ancak bilindiğimiz düşünme eylemimizin gelişmesine katkısı olur. Yani beyin çalışma prensibini yeniden şekillendirir. Bu işlemle beyin, hala açılmayan bölgeler ile bağlantı kurarak kapasitesini yükseltir. Bir süre sonra kendini ve bendeni onarmaya başlar ve bedenin tüm Rotbalans ayarı yapılır. Mukabeleler, yani okuma eylemi bu işi düzenli ve daha işlevsel yapılmasına yardımcı olur.
Bu sırada insan bilmeyerek bir sorgulama haline geçer. Bilincinde unutulmuş veyahut bastırılmış her iyi kötü şeyler ön plana çıkarılır. Bizler için kötüleri düzeltme, iyileri ise hayata dökebilme fırsatı doğar. Bu yüzden bu ay' bizler için iyi şeylere açılan kapı aralıkları ile doludur. Kalan 11 ay için zinde bir beden vede manevi bir doygunluk fırsatı elde etmiş oluruz. Rabbimizin fıtratımıza yüklediği bir düzeltebilme mimarlığı bu ay için bilinç altımıza birer birer yüklenmiştir.
Ondandır ki herkes için bu ay - hayata, Ahirete, ölüm anına, Namaza, zamana vede dünyanın bu kasvetli düzenine, o düzenin içindeki kişisel savaşına, hayallerine, hedeflerine... Kısaca kendi düşünce biçimine bir bir yeşil ışık yakabildiği sürecin tam da içidir. Herkesin içindeki karanlıktan, aydınlık tarafına yöneldiği, en azından aydınlık tarafının görünebildiği bir ayın içidir.
İnsan bunun farkında olarak, bu fırsatın eşiğinde durup uzun uzun düşünmeli. Kendi Rotasını tekrar kontrol etmeli. Niyetlerini düzenlemeli, hedefler koyup Yeni yollar açmalı. Kendine açılacak güzel
Öyledir ki Merhamet, Sevgiden de Öte İnsan İçin âlâdır
İnsan Ya kendisi gibi olanı yada Olmak istediği gibi olanı sever, Ancak Merhameti Herkesedir.
Sevgi insanın benlik merkezindeki Egoyu besler Merhamet ise Egoyu Alçak görür, Adeta Egoyu yok sayar.
Kişi sevdiğini kendinde de Yüce görür bazen. Sevgi Beyinde gerçekleşen bir karar verme işidir. Beyin Saniyede bir kaç milyon kez farklı kararlar alabilir ve Koşulludur. Koşulsuz sevgi Ancak Allah-a aittir. Merhamet ise kalbinin Mutmain olduğu anda Suret-i halinin yansıması ile olur, suretin ise kalbini iyilikle beslediğin sürece asla değişmez.
En çok sevdiğimize daha kolay düşman olmamız bu yüzdendir.
Çok sevdiğimiz halde Merhametle, Mahremimiz saymaz isek kaybederiz.
.......
Önce kalbine değene Merhametin derecesinde Muhabbet beslemeli demiş Derviş.
Öyle ya, Çok seviyorum 'dan ziyade Sana Kıyamıyorum demeli,
Önce Merhamet Nazarı ile bakmalı, sonra sevmeli...