KİTABIN KONUSU:
11 yaşındaki Maggie, Fennis Wick'te yaşar. Bu kasabada büyük çocuklar göz bebeği (abisi Jed gibi), küçük çocuklar dokunulmazdır (kardeşi Trig gibi). Ve Maggie, ortanca. Gerçekten de kötü şans. Umursanmamak, görünmemek, hatta duyulmamak... Eğer bir ortancaysan kimse seni dinlemez bile. Peki bunun sebebi ne?
Fennis Wick kasabası, yıllar önce bir sessiz savaşa giriyor ve kasabanın bütün aileleri 14 yaşına girmiş büyük çocuklarını savaşması için kampa gönderiyorlar. Ya da öyle sanıyorlar.
Kim bilir?
Ve birde gezginlerimiz var. Kasabanın başkanı tarafından kirli, tehlikeli ve düzenbaz oldukları iddia edilen insanlar. Sırf çocuklarını savaşa göndermek istemedikleri için kasaba halkı tarafından dışlanmış, sınırın dışında çok kötü şartlarda, kaçak gibi yaşayan insanlar. İşte kızımız Maggie, bir gün bir gezgin olan Una ile tanışır ve hikayemiz böyle başlar.
12 yaş ve üzeri için uygun olduğunu düşündüğüm, tek oturuşta bitirdiğim, inanılmaz akıcı bir distopyaydı. Bir çocuğun ağzından, bu kadar güzel alt metni olan bir kitap çıkarmak kolay olmasa gerek. Kitap, her şeye körü körüne bağlı kalmamamız gerektiği, yapılan iyi niyetli (!) eylemlerin arka yüzünde neler dönebileceği ve insanların nasıl manipülatif olabileceği hakkında bize güzel bir ders veriyor.
Ve unutmayın;
Hiçbir zaman kıyafet, muz ve küçük heykelciklere takas edilmeyeceğinizi bilemezsiniz.
İyi okumalar.