Sevmek, bir dokunma maksadından ötede durur. Sevmek, konuşabilme maksadından da ötede durur. Sevmek; ateşi ateşin içine girip yanarak anlatmaktır. Yanarsın ve artık ismin değişir. Sen bir âşıksındır. Yolun hayır olsun. Cennetin kapısı sana açılmıştır. Tertemiz bir sevdaya yazılır ismin. Bazen öyle seversin ki yaratılmış diğer kelimeler gereksizmiş gibi gelir, sadece "Seviyorum..." diyesin gelir...
Dilleriyle herkesi eleştirmek, herkesi konuşmak öyle kolay ki! Gel, o biri sen ol dediğiniz zaman suspus olur insanlar. İncitmek için söylemek yerine gerçekten bir eksik varsa, ince bir yağmur gibi söylenmeliydi. Öyle inceden, öyle muhabbetli...
"Bir şeyleri taksit taksit yapmak insanı uyuşturur. Bizim sorunumuz ne biliyor musun? Biz acı çekmiyoruz. Kaybettiğimiz değerler bizi yaralamıyor. Neden? Çünkü değerlerimizi birden değil, taksit taksit kaybediyoruz. Ve gün geçtikçe yavaş yavaş bozuluyoruz. Bozulma hep devam ediyor..."