“Özlem kimseye anlatamayacağım bir genişlik ve biçimdeydi, onu neredeyse bir hırka gibi giymiştim üstüme, hücrelerime dek hissettiğim tek başınalık duygusu her neyle uğraşırsam uğraşayım bir yerden kafasını uzatıp kendisini habire hatırlatıyordu bana.”
“Hayatım boyunca içinde dönenip durduğum küçük bir kutudan dışarı doğru adım atmıştım sanki, beni nicedir tutan bir kabın içinden taşmış gibiydim. Arada bir yerdeydim. Suyu geçerken, bir taştan diğerine atlarken havada bir süre asılı kaldığımız bir yer varsa işte oradaydım. Öyle hissediyordum.”
“Hani tılsımı olan insanlar vardır ya, bir odaya girdiklerinde mesela herkes fark eder onları, kalabalıkta hemen belli ederler kendilerini, öyle biriydi.”