Pervin MENGEŞ

Pervin MENGEŞ
@__perperoook
Her kitabı en baştan okumaya karar verdim. Sıfırdan, acele etmeden, kelimenin hakkını vererek.
9/10
·248 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 23:05
Şermin Yaşar yine hem kalbe dokunan hem de insanı gülümseten bir hikâyeyle karşıma çıktı. Altı Harfli Bir Tatlı okurken sayfalar su gibi aktı; dili o kadar sade ve samimiydi ki kitapla aramda hiç mesafe kalmadı. Hikâyenin en etkileyici tarafı, sıradan görünen duyguların aslında ne kadar derin olabileceğini göstermesiydi. Bazı yerlerde içim ısındı, bazı yerlerde de durup düşündüm. Şermin Yaşar’ın en sevdiğim yönü de bu zaten: abartmadan, bağırmadan, sessizce vuruyor. Kitap sürükleyiciydi, aynı zamanda içten içe etkileyen bir tarafı vardı. Bitirdiğimde “iyi ki okumuşum” dedim ve uzun süre etkisinden çıkamadım. Şermin Yaşar Altı Harfli Bir Tatlı
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,6bin okunma
Reklam
10/10
·430 syf.··
2026 6. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 01:48
Bazı kitaplar ilk okumada etkiler, bazıları ise ikinci okumada insanın içine daha derinden işler. Bin Muhteşem Güneş benim için kesinlikle ikinci grupta. Olay örgüsünü neredeyse hiç hatırlamadan yeniden okudum ve sanki ilk kez okuyormuşum gibi etkilendim. Khaled Hosseini, bu romanda Afganistan’ın yıllar içinde değişen karanlık yüzünü; savaşın, yoksulluğun, baskının ve erkek egemen düzenin kadınların hayatında açtığı yaraları çok çarpıcı ama bir o kadar da insanî bir dille anlatıyor. Kitap boyunca iki kadının hayatına tanıklık ederken, aslında sadece onların değil, bir ülkenin kaderinin de nasıl acıyla örüldüğünü görüyoruz. En çok etkilendiğim şey, anlatılan bunca sertliğin içinde bile romanın umudu tamamen bırakmamasıydı. Çünkü bu kitap yalnızca acıyı anlatmıyor; aynı zamanda kadın dayanışmasını, sevginin bazen aileden bile güçlü olabileceğini, insanın en ağır şartlarda bile yeniden ayağa kalkabileceğini gösteriyor. Hosseini’nin dili sade ama vurucu. Duyguyu abartmadan, dramatize etmeden, tam yerinde veriyor. Bu yüzden okurken boğaz düğümleniyor ama okur asla kopmuyor. Bazı sahneler o kadar gerçek ki insan kendini sayfaların içinde değil, olayların tam ortasında hissediyor. Bitirdiğimde içimde hem kırgınlık hem hayranlık kaldı. Kadınların hayatı üzerinden anlatılan bu hikâye, aslında bir insanlık meselesi. Ve bence bu yüzden yıllar geçse de etkisi azalmıyor. İkinci kez okuyup daha da sevmek… Bu kitap bunu gerçekten hak ediyor. Khaled Hosseini Bin Muhteşem Güneş
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,4bin okunma
9/10
·138 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 16:39
Devran, kısa ama yoğun hikâyelerden oluşan, okuru sessizce içine çeken bir kitap. Her öykü başka bir yaraya, başka bir hayata dokunuyor; ortak noktaları ise insanın adaletsizlik, yoksunluk ve vicdanla kurduğu ilişki. Bu benim ikinci okumam ve ilkinde fark etmediğim birçok ayrıntıyı bu kez daha derinden hissettim. Demirtaş’ın dili yalın ama etkisi güçlü; hikâyeler hızlı ilerliyor, okurken durup düşünmeye zorluyor. Kitapta beni en çok etkileyen öykü “Dedemin Krallığı” oldu. Güç, iktidar ve adalet kavramlarını bir çocuğun gözünden anlatırken hem masalsı hem de sarsıcı bir gerçeklik sunuyor. Bitirdiğimde uzun süre aklımdan çıkmadı. Devran, sürükleyici olmasının ötesinde, okurdan vicdani bir yüzleşme talep eden bir kitap. Kısa öykü sevip, az kelimeyle çok şey anlatılmasını sevenler için kesinlikle etkileyici bir okuma. Devran Sela Selahattin Demirtaş
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
7/10
·256 syf.··
2026 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 14:10
Gölgesizler, okurdan dikkat ve sabır isteyen bir metin. Anlatı boyunca zaman ve mekân sürekli yer değiştiriyor; bu da yer yer kopmalara yol açabiliyor. Özellikle orta bölümlerde hikâyeyle bağım zayıfladı, anlatının bilinçli bir dağınıklık kurduğunu hissetsem de okur olarak tutunmakta zorlandım. Buna rağmen dilin gücü ve atmosferin yoğunluğu kitabı ayakta tutuyor. Toptaş’ın kelimelerle kurduğu dünya, klasik bir anlatı beklentisinden uzak; daha çok hisle, sezgiyle ilerliyor. Son bölümlerde anlatının yeniden toparlanması ve parçaların anlam kazanmaya başlaması, kitabı zihnimde başka bir yere taşıdı. Herkes için kolay bir okuma değil; fakat dili merkeze alan, anlatının sınırlarıyla oynamayı seven okurlar için dikkate değer bir eser. Gölgesizler Hasan Ali Toptaş
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
9/10
·212 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 20:33
Bazı kitaplar vardır; bittiğinde rafına kaldırmazsınız, içinizde bir yerde yaşamaya devam eder. Babamın Bağlaması benim için tam olarak böyle bir kitap. Filmini de izlerken aynı sıcaklığı hissettiğim, dönüp dönüp tekrar okuduğum nadir metinlerden biri. Hikâye, bir bağlamanın tellerinde saklı baba-oğul ilişkisini, yoksulluğu, suskun sevgileri ve Anadolu’nun içtenliğini büyük cümlelere ihtiyaç duymadan anlatıyor. Yazar, duyguyu bağırmadan, süsleyip parlatmadan veriyor; bu da anlatıyı daha gerçek, daha dokunaklı kılıyor. Okurken insan kendi çocukluğuna, babasıyla kurduğu ya da kuramadığı bağlara dönüyor. Bağlama yalnızca bir müzik aleti değil; geçmişin, emeğin, suskunluğun ve aktarılmamış duyguların sembolü olarak duruyor metnin merkezinde. Bu yönüyle kitap, bireysel bir hikâye anlatırken kolektif bir hafızaya da dokunuyor. Filmiyle birlikte düşünüldüğünde, hikâyenin ruhunu koruyarak başka bir dile taşındığını söylemek mümkün. Görsel anlatım, metnin sade duygusunu destekliyor ve hikâyeyi tamamlıyor. Bu yüzden hem kitabı okumak hem de filmini izlemek birbirini besleyen iki deneyim gibi. Babamın Bağlaması, yüksek tempolu olaylar bekleyenler için değil; ama durup hissetmek, geçmişe bakmak ve içten bir hikâyeye eşlik etmek isteyenler için çok kıymetli bir eser. Her okuduğumda başka bir yerime dokunmasının sebebi de sanırım bu samimiyeti. Kemal Varol Babamın Bağlaması
Babamın BağlamasıKemal Varol · Everest Yayınları · 20221,734 okunma
Reklam