Şermin Yaşar yine hem kalbe dokunan hem de insanı gülümseten bir hikâyeyle karşıma çıktı. Altı Harfli Bir Tatlı okurken sayfalar su gibi aktı; dili o kadar sade ve samimiydi ki kitapla aramda hiç mesafe kalmadı.
Hikâyenin en etkileyici tarafı, sıradan görünen duyguların aslında ne kadar derin olabileceğini göstermesiydi. Bazı yerlerde içim ısındı, bazı yerlerde de durup düşündüm. Şermin Yaşar’ın en sevdiğim yönü de bu zaten: abartmadan, bağırmadan, sessizce vuruyor.
Kitap sürükleyiciydi, aynı zamanda içten içe etkileyen bir tarafı vardı. Bitirdiğimde “iyi ki okumuşum” dedim ve uzun süre etkisinden çıkamadım.