Uzun süre yaşamış olmak gerekli midir ve yaşamın, yüz kez denenmiş ve bizi sürekli aldatan seraplardan oluştuğunu bilmek için çözümlemeyi çok ileri götürmüş olmak şart mıdır, işte gelecek adına elimizdekiler; bir parça şaraplı ekmek gibi büyük özenle sakladığımız sahte anılar ya da asalak bir böcek gibi üzerimize yapışan pişmanlıklar, işte geçmiş adına elimizdekiler!
Ama aramızda önemli bir fark var. Ben sizin için felsefe yaptığımı söylemiyorum Doktor; oysa siz, sizi motive eden şeyin bana yardım etmek, ağrımı dindirmek olduğunu söylüyorsunuz.
Hiç kimsenin tamamen başkaları için asla bir şey yapmadığını anlayacaksınız. Tüm eylemler kişinin kendisine yöneliktir, tüm hizmetler kendi-sine hizmettir, tüm sevgiler kendisine olan sevgisidir.
Daha derine inin, aslında onları sevmediğinizi göreceksiniz: Sevdiğiniz şey sevmenin sizde yarattığı hoş duygular! Arzuyu seversiniz, arzulananı değil.
Uçmak istiyorsunuz ama uçmaya uçmakla başlayamazsınız. Size önce yürümeyi öğretmeliyim ve yürümeyi öğrenmenin ilk adımı da kendine boyun eğmeyen kişiyi, başkalarının yöneteceğini anla-maktır. Başkasına itaat etmek insanın kendine söz geçirmesinden çok daha kolaydır