Sana cây-ı hırâm ey nahl-i bâlâ gülşen-i cândur
Nesîm-i nevbahârî gibi gel sâhn-ı çemenden geç
(Ey uzun boylu sevgili! Senin gezineceğin yer can bahçesidir.
İlkbahar rüzgârı gibi gel, çimenliklerden geç.)
Kendine kutsal tanık bulan kötü bir ruh
Yüzüne gülen alçağın biridir,
Dışı iyi ama içi çürümüş bir elma gibidir
Ah şu sahtekârlık ne düzgün görünür dışarıdan!..