Dîvân

Bâkî
Tahmini Okuma Süresi:
23 sa. 7 dk.
Sayfa Sayısı:
816
Basım Tarihi:
Kasım 2019
İlk Yayın Tarihi:
2015
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
ISBN:
9786053144090
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Büyük Osmanlı padişahlarına ithafen
10/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2020 65. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2020 14:12
Merhaba kitap dostları Abdulbaki' nin" Divan "eserini okumak güzeldi... Eğer kaside,gazel , Farsça şiir,musamat sevmiyorsanız okurken sıkılabilirsiniz ... Sayfa 408'e kadar keyifle okudum , sayfa 408'den itibaren Roma rakamları ve işlevsel sözlük açıklamalarıyla kafam birazcık karışmış olsa da Divan edebiyatından, Osmanlı edebiyatından keyif aldığım için pek sıkılmadım... Divan ve Osmanlı şairlerinin büyük üstadlarlarından Abdulbaki' nin bu eserini okumak ayrıcalıklı geldi bana ... Umarım sizlerde öyle düşünürsünüz... Tüm kitap dostlarıma keyifli vakitler diliyorum...
1000Kitap
DivanBâkî · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2015169 okunma
Aşkın ve Sabrın Şiirle Buluştuğu Yer DİVAN
Puan vermedi·640 syf.··
2026 109. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 16:51
Bâkî
Bâkî
’ nin dili bana göre oldukça ağır ama bir o kadar da etkileyici. İlk başta anlamakta zorlanıyorum, fakat içine girdikçe o sanatlı anlatımın verdiği zevki fark ediyorum. Özellikle aşkı anlatış biçimi çok farklı; aşk onda sadece bir duygu değil, aynı zamanda bir acı, bir sabır ve bazen de bir imtihan gibi. Bâkî’nin şiirlerinde en çok dikkatimi çeken şey, ahenk ve uyum. Sanki her kelime birbiriyle konuşuyor. Aynı zamanda doğa, güzellik ve hayatın geçiciliği de sık sık işleniyor. Bu da bana, aslında şiirlerin sadece aşkla sınırlı olmadığını gösteriyor.Keyifli okumalar diliyorum..
DivanBâkî · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2015169 okunma
6/10
·640 syf.··
2020 71. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2020 16:27
divan edebiyatı'nın en önemli şairleri arasında yer alan, gerçek ismi mahmud abdulbaki olan, baki adlı bu şair; kendi döneminin aksine ilahi konulardan ziyade, daha beşeri konulara eğilmiştir. kanuni sultan süleyman'ın şairi olarak tanınan baki'nin, yazmış olduğu kasidelerin, musammatların, gazellerin, kıtaların, matlaların bir araya getirilerek yayımlandığı divan adlı bu eser, türkçe dili ve şiiri açısından nadide kaynaklar arasında gösterilmektedir. divan edebiyatı'na özel bir ilgilniz yoksa, sizi sıkabilir. iyi okumalar.
Edebiyat
DivanBâkî · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2015169 okunma

Yazar Hakkında

BâkîYazar · 3 kitap
Asıl adı Mahmud Abdülbâkî olan Divan edebiyatı şâiridir. Sultanüş'şuâra (Şairler sultanı) olarak anılmış, Türk edebiyatının en önemli isimleri arasında yer almıştır. Medine ve İstanbul illerinde kadılık yapmış, Anadolu ve Rumeli eyaletlerinde kazaskerlik görevinde bulunmuştur. Aslında fakir bir ailenin çocuğu idi, babası müezzinlik yapıyordu. Çocukluğunda saraç çıraklığı yapmıştır. Orhan Şaik Gökyay, Baki'nin "saraç" (koşum ve eyer takımları yapan ya da satan kimse) çıraklığı değil, "serac" (camilerde kandillerin yakılmasından sorumlu kimse) çıraklığı yaptığını iddia etmiş ve eski imlası aynı olan iki kelimenin yanlış okunmasının yol açtığı hataya işaret etmiştir.[2] Eskiden kandillerin camilerde yegane aydınlatma aracı olduğu göz önünde tutulursa, özellikle çok sayıda kandilin bulunduğu büyük camilerde seraclık önemli bir görevdi. Baki'nin babasının Fatih Camii'nde müezzinlik yaptığı anımsanırsa, kendisinin de aynı camide serac çırağı olması ihtimali gerçekten kuvvetlidir. Nitekim pek çok akademisyen şairin saraç çıraklığı değil, serac çıraklığı yapmış olduğu görüşünü daha doğru bulmaktadır.[3] Eğitime, ilme olan büyük tutkusu fark edilmeye başlanınca ailesi medreseye devam etmesine izin vermiştir, zira başlarda medreseye kaçak, ailesinden gizli gitmekteydi. Gayretleri ile iyi bir eğitim görmüş, dönemin ünlü müderrislerinden ders almıştır. Eğitimi boyunca şiire olan ilgisi giderek artmış ve güçlü kaleminin ünü de yavaşça yayılmaya başlamıştır. Eğitimini tamamladıktan sonra çeşitli medreselerde müderrislik yapmıştır. Kanuni Sultan Süleyman tarafından İstanbul'a getirtilen şair hayatı boyunca çeşitli dönemlerde devlet hizmetinde bulundu, kadılık, kazaskerlik gibi makamlarda görev yaptı. Yaşlılığında Şeyhülislam olmak isteyen Baki bu makama getirilmemiş. 1600 yılında, İstanbul'da öldü. Bâki'nin Saray'a hep bir yakınlığı olmuştur. Özellikle Kanunî Sultan Süleyman ile yakın ilişkileri olmuş, padişah sık sık kendisine iltifat etmiştir. Daha sonra II. Selim ve III. Murat zamanlarında da hem saraydan hem halktan büyük bir itibar ve ilgi görmüştür. Vefatından önce bu kadar ilgi ve alâka gören sanatçı sayısı azdır, o ise vefat etmeden "Sultanüş'şuâra" yani "Şairlerin Sultanı" diye anılmaya başlamıştır.