...Hikaye malum ya: Sultan 2. Mehmet, fetihten önce Rum imparatoru Konstantin'den bir öküz gönünün örtebileceği kadar bir yer talep etmiş. İzin almayı başarınca gönü, soğan zarı inceliğinde tabakalara ayırarak bugün Hisar'ın bağlı bulunduğu sahayı kaplayacak bir genişlikte bir yer zapt etmiş. Robert Kolej idaresi de yerin bu tarihi geçmişinden istifade eder bir şekilde bir okul yeri ele geçirdikten sonra ilk kullanım alanının m²lerini senelerin sayısıyla çarparak tepeye yayıldıkça yayılıyor.
Bugün o alanda yapılan inşaat nicelik ve nitelik bakımından çürük, kararmış tahta evlerden kurulan birkaç Rumelihisarı köyü, değerini artıracak bir duruma gelmiştir. İşte buna conquete pacifique yani "barışçıl fetih" derler. Bu müddet zarfında bize,yani bu memleketin sahiplerine bağlı rüştiyelerin, sultaniyelerin hemen bütün okulların; meşrutiyet çocuğu bazı maarif bakanlarımızın iyi niyetli, yeniliksever çabalarıyla isimlerinin değiştirilmesinden başka binalarının birer karış genişlemediğine hayret mi edelim, üzülelim mi? Bu tepedeki okul bir Türk öğretim kurumu olsaydı mezarlığın önünde iskele inşasına Vakıflar itiraz eder, belediye izin vermezdi. Mezarlık yakınına yapılan bu hela için acaba neler söylenmez ne lanetler yağdırılmazdı? Bu memlekette değerli ve başarılı yaşamak için Türk'ten başka bir şey olmak gerekiyor. Memleketimizde Alman, İngiliz, Fransız, Rus nüfuzu her gün bizi biraz daha kaplayarak boğuyor. Her birimiz pek sebebini bilmeyerek bu yabancı milletlerden birinin taraftarı, gafilce övücüsü, isteklerinin destekleyicisiyiz. Onlarsa şüpheli iyilikseverleri ve maksatları istekleri açısından neredeyse birbirinin aynıdır.