Bilmem geceleri hiç dikkatinizi çekmiş midir? Bir kere yüzünüze o karanlık çöker, bir kere odanın kapısı, penceresi kapanır da yalnızlığın vahşeti düşünceye galip geldi mi, dünya ile adamın hiç farkı kalmaz, nereye bakılırsa bakılsın, bir şey görünmez, ses işitilmez, dost ve düşman ayrılmaz. İnsan, uykuya güç yetirebilirse, Beliğ'in "Nakd-i can ile bu alemden ucuz kurtuldum." (Can vererek bu alemden ucuz kurtuldum.) sözünü tekrar ederek, toprağın altına girenler kadar huzurlu olur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Sevdiğini üzmek istemiyorsan, sakın doğruyu söylemekten çekinme. Çünkü öyle bir zaman gelir ki, sevdiğin, o sırrı başkasından haber alır da korktuğundan fazla üzülür."
İnsanoğlu öyle garip bir varlıktır ki her şeye alışır. Her alışmadığı şeyden de korkar. Hatta bazen o kadar korkar ki, ölümü, (mesela) dünyada en çok geçici olduğu bilinen mutluluktan ayrılmaya bile tercih eder. ( Büyük ihtimalle ölüm korkusunun bütün insanları kaplaması da ölümün, bir şahsa bir kere gelmesi sebebiyle alışmanın mümkün olmamasındandır.)