Tanrı biliyor ya, bunları kendimi övmek için yazmıyorum. Hayatını, benim yaptığım gibi gözden geçirip sayfa sayfa buraya aktaran bir adam, ihmal edilmiş yeteneklerin, kaçırılmış fırsatların ve içinde sürekli savaş halinde olup yenik düştüğü pek çok tuhaf ve sapkın duygunun keskin idrakini hissetmiyorsa eğer, o fevkalade iyi bir adam demektir.
Avare heveslerime ve ayakları yere basmayan amaçlarıma yön veren o haliyle -nasıl bilmiyorum, tavsiyede bulunmayacak kadar alçakgönüllü ve kibardı- kalbimi öyle güzel kararlarla doldurmuş ve bana öyle güç vermişti ki yaptığım tüm iyiliklerde de yapmaktan kaçındığım her türlü kötülükte de onun payı olduğuna yürekten inanıyorum.