Hep nezaket icapları, kibarlık zaruretleri içindeyiz; hep âdetlere, usullere uymaktayız. Hiç kendi ruhumuza uyduğumuz yoktur. Kimse olduğu gibi görünmeye cesaret edemez olmuş.
İçimden gelen ilhama uyarak hakikati müdafaa ettikten sonra, hakkımdaki hüküm ne olursa olsun, benim mutlaka kazanacak olduğum bir mükâfat vardır: Bu mükâfatı kendi kalbimde bulacağım.
Artık bir insanın namuslu olup olmadığına değil, bir sanata kabiliyeti olup olmadığına bakılıyor; bir kitabın yararlı olması değil, iyi yazılmış olması isteniyor.