Kitabın ismi ilk bakıldığında göze hoş görünmese de aslında adını Hucurat Suresi’nin 16. ayetinden almaktadır. Hucurat Suresi’nin 16. ayetinde Allah, insanların indirilen din yerine bu dini işine geldikleri şekilde, kendilerine göre değiştirip dönüştürmelerine, eklemeler ve çıkarmalar yapmalarına yönelik uyarıcı bir vahiy göndermiştir.
Kitap bugün içinde bulunduğumuz durumun, karşı karşıya kaldığımız tehlikenin ve problemlerin farkında olmamamıza; uydurulan, rivayet esaslı ilerleyen din anlayışının, indirilen dine nazaran daha çok rağbet görmesine tepki olarak yazılmış adeta. Nitekim kitap, uydurulan din ile asıl indirilen dini mukayese edip Kur’an ile olan ilişkimizi, müslümanlığımızın sorgulanmasını, sahih kabul ettiğimiz sözde hadis rivayetlerini, peygamberler ve peygamberimiz hakkında doğru bilinen yanlışları vs. içine alarak geniş çaplı bir inceleme alanı olarak karşımıza çıkıyor.
Uydurulan, rivayet esaslı ilerleyen, insanların işine geldiği gibi yorumladığı, aslında var olmayan sözlerin ve yaşanmamış olayların Allah’a, peygamberlerine vs. isnat edilmesinin çok büyük bir tehlike arz edilişi, bu tehlikenin çığ gibi büyüyüp yayılışı, ne akla ne mantığa ne de Kur’an’a uymayan birçok durumun müslümanlar arasında küfre varan ve sapkınlık derecesindeki bu inanışları kitap boyunca sayfa sayfa tek tek irdelenerek karşımıza çıkmaktadır.
İnsanların aklını kullanmadan, araştırmadan, sorgulamadan velisini, şeyhini takip ederek Allah ile aralarına üçüncü kişileri sokarak geleneksel din anlayışını sürdürmeleri, hak ve batıl arasındaki ayrımı yapmadan veya "zaten yapmış olanların izinden giderek" rivayet esaslı düşüncelerini ve davranışlarını Kur’an eleğinden geçirmeden olduğu gibi kabul etmeleri, akıl ve mantığa ters düşen birçok durumu mütalaa etmeden, sorgulamadan