Alperen

Alperen
@_akir
Bir kişiyle sohbet etmek neyse, yazdıklarını okumak onun yarısına tekabül eder.
Ölümü yadsımak, yaşamı yadsımanın en güçlü göstergesi. Ölümlü olduğumuzu, öleceğimizi hemen hiç düşünmeyerek, kendimizi zihinsel bir deli gömleği içine sokuyoruz. Yaşadığımız, kokladığımız, gördüğümüz, dokunduğumuz her anın bir daha gelmeyeceğini hissettiğimiz anlar o kadar az ki... Yaşamı böylesine özel, böylesine benzersiz kılan şey, her şeyin yalnızca bir kez olması. Bunu algılamak ölümün bilincine varmakla mümkün olabilir ancak. Ölümün bilincinde olmayan insan, yaşadığının bilincinde de değildir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bize böylesine yakın olan ölüm üzerinde neredeyse hiç düşünmüyoruz. Ölüm her an herkesin başına gelebilir, mutlaka gelmek zorunda. Ölüm mutlaka olacaktır ve geçen her saniye bizi ona daha çok yaklaştırmaktadır.
İdeolojilerimizi, çocuk yetiştirme yöntemlerimizi, moral değerlerimizi, zevklerimizi, alışkanlıklarımızı, örgütlerimizi, hayat tarzlarımızı, kurumlarımızı, sınırlarımızı, eşlerimizi, sevdiklerimizi, en sevdiğimiz şarkıları ve yemekleri ha bire değiştiriyoruz. Toplu olarak hareket ettiğimiz için de hep haklı tarafta oluyoruz. Saldırı hedefimiz: Birey.
Bütün büyük devrimler, azınlıkların devrimleridir. Hepsi de azınlığın eylemiyle mümkün olabilmiş ve gerçekleştirilmiştir. Çoğunluk, ancak olay gerçekleştikten sonra bu çok köklü tarihi değişikliklere uymuş ve onları desteklemiştir.
Düşman zaman zaman saygı uyandırabilir ama hain daima mahkum edilir. Hainler öylesine aşağılık sayılırlar ki, Dante'nin Cehennem'inde bile en aşağı mevki yakınlarına ve vatanlarına ihanet edenlere ayrılmıştır.