Deidamia

Bir Nefeslik Düşler
Bu gece bambaşka bir yerde bambaşka rüyalara açılan bir uykuya dalmak istedim. Yalan yok sevemedim buraları hiç. Ne herkesi büyüleyen toprağına hayran kaldım ne insanına/kültürüne uyum sağladım. İzmir özlemi içimde büyüyecek, sığacak yer bulamıyor artık. Özellikle bu dümdüz topraklara alışamadım. Ne yana dönsem aynı kahverengi çoraklık. Umudunu kırıyor insanın. Nice uzağa baksam hep aynı ufuk, kıpırtısız, yükseltisiz. İlk tepeciğe 70, şöyle nispeten heybetli bir yükseltiye 100 kilometre var.  İnsan hevesle bekliyor baharı, şöyle azıcık yeşil görmek için; onun da bir sıkımlık canı oluyor... Ardından, bu kez, her yer sapsarı. Alışkın değilim diyorum ya; düşlerim, umutlarım hepsi sararıyor bu toprakları seyrederken. Günün tüm yorgunluğu üzerime çöktüğünde, nerede olduğumu, neden burada olduğumu ve neler yapamadığımı düşünemediğimde, hep böyle anlarda, mekan kavramı zihnimde sonsuzluğa ulaşıyor. Belki en sevdiğim belki de en nefret ettiğim anlar bunlar. Bazen kendi kendime yarattığım küçücük bir umudu kalbimde çevirerek günlerce daha  hayata tutunurken bazen de en büyük umutları yok sayıp boşlukta yitmeyi bekliyorum saniyeler kocaman dişleriyle bana bakarken. Umutla umutsuzluk yer değiştirmek üzreyken de işte böyle kararsız sonsuzluklarda buluşuyorum kendimle. Neyse ki -en azından- bu anlar kendini tekrarlamıyor. Her seferinde bambaşka fikirler salıyor üstüme. Son iki gündür nerede olduğumu unutuyorum örneğin. Olmak istediğim yerde, İzmir'de, hissediyorum kendimi, üstelik buna hiç odaklanmadan. Garip bir umut ve huzurla doluyor içim. Yapmam gerekenleri en iyi şekilde üstlenmeye çalışıyorum. Yaratmak, dokunmak, ulaşmak, başarmak... istiyorum. Sanki bu şehrin üstündeki kara bulutlara çoook uzaklardan bakıyorum da yağmurunda ıslanmıyor, güneşinde yıkanmıyorum. Öğrenilmiş
Etkinlik
Reklam
2CELLOS - Vivaldi Storm
Bugünkü okuma dersimizin yıldızlı şarkısı bu oldu. Nasıl fırtınalar estiriyorsa bu kitaplar içimizde.. :) youtu.be/oUBQPIk9Wh8
Müzik
Kimileri Toprağa Kimileri Yüreğe Gömülür
youtu.be/WBqHGrtrqHQ O sabah Gök karardı birden bire Kuşlar kanat çırptı, Yaprakları döküldü ağaçların Yıl 1938 Kasım 10 ... Biz vatan çocukları Gazi Paşam, Dilimiz takılı kaldı: Diyemedik Boynumuz bükülü kaldı: Doyamadık ... Gelişin çiçek açmış bahara Gidişin kızılca kıyamet. ... Dedin ki bir güzel savaşmalı, Kurmak için yeniden, Bilgiyle, inançla, coşkunlukla. Çok yaşa Mustafa Kemal! Çok özledim seni Atam. Sevgiyle, saygıyla anıyoruz seni..
08.04.2013 06.10 - 11.50 Nöbetçiyim. İdareye zorla seçtirdiğim okuma becerileri dersinde okumak için götürdüğüm Hayvan Çiftliği'ni masaya bırakıyorum. Pencereden, gelen servislerin plakalarını almaya çalışıyorum. Çocuklar evden getirdikleriyle sobayı yakmaya çalışıyor, onları sınıfta yalnız bırakamam. İ... usulca alıyor masadan kitabı. Tepki vermiyorum. Camdan yansımasını izliyorum. Okumaya Sunuş'tan başlıyor. Seviniyorum. Ön sözleri atlamamayı öğrenmiş. Gelecek tüm servisler bitince dönüyorum masaya. İ...'nin önünde duran, sayfalarının çoğu kayıp Falaka'yı alıyorum; ona hiç bakmadan. Bana bakıyor kızıp kızmadığımı anlamak için. Çakmak çakmak bakar o. Serttir aynı zamanda ama ürkekti de tam o anda. Zekidir ayrıca. Dudağımın bir kıvrımından anlıyor kızmadığımı. Arkasına yaslanıp okuyor rahatça. Ders bitti. Ben montumu giyerken o, çoktan değiştirmişti kitapları. Çıktım. 5 öğretmenli, 8 derslikli, herkesin her dersin öğretmeni olduğu okullarda paramparçadır ders programları. Dersin ikinci yarısı günün son saatine denk geliyor. Gözümün içine bakarak, hiçbir şey söylemeden uzanıyor kitaba -ama bu kez daha güvenli- ve ihmal etmiyor beni, kendiliğinden bırakıyor Falaka'yı önüme. Hemen yaslanıyor arkasına, bu kez fazlaca. Bir süre sonra dikkatimi çekiyor arkasında oturan S... de okuyor kitabı onunla. Dayanamayıp fotoğrafını çekiyorum o sahnenin. Amacım mı? Sadece mutluyum. Pek çoğuna henüz okuma yazma öğretmeye çalıştığımız o günlerde bir 5. sınıf öğrencisinin bir kitabı merak edecek kadar kitaba yaklaşmasından mutluyum sadece. ------------------------------------ Kitabın yaşına uygun olmadığını, ileride okursa daha iyi anlayacağını söylediğimde, "Ben de bir gün büyüyeceğim, şimdi sıkıcı geldi ama o zaman anlayıp sevip sevmediğime bakarım, öğreneyim." demesi kurdurdu
Üzülmekten, sıkılmaktan, çabalamaktan, beklemekten ve hatta hayal etmekten yorulduğunda: "Kirli pencereyi aç, Bırak güneş bulamadığın sözcükleri aydınlatsın. " youtu.be/cFFBSSntZgs Kitaplar seni alsın, söylenmemiş sözcükler seni yeni yolculuklara çıkarsın..
Müzik