Şimdi ikisi de bu dünyanın ne kadar kötü olduğunu, sevenin sevilmediğini düşünüyorlardı. Sevilen de sevilmiyordu. Seven ve sevilen de ayrılıyorlardı er geç, günün birinde... Acı duyan, acı veriyordu.. En bahtsız olan da her zaman acı çeken değildi.
İnsan yaşadığını, hayatı anladığını sanıyor. Ama sonunda hiçbir şey anlamadığını, hiçbir şey bilmediğini anlıyor, hiçbir şey görmediğini görüyordu. Zihnimizin ördüğü bir aldanış örtüsüne bürünmüş halde yaşayıp gidiyoruz. Bu örtü, gözlerimizden gerçeğin yüzünü gizlemektedir.
Çok para harcamak istemiyorum ama tek başıma yapabileceklerimin de bir sının var. Ne kadar içebilirim ki? Ya da ne kadar gezebilirim yorulmadan? Kaç sokak sığar bir güne? Kaç parkta gölgede duran bir bank ararım? Hepsinin bir sının var yalnızken...