Türkiye’den Gitmek (İtalya’ya Uzanan Bir Göç Hikayesi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
275
Gösterim
Adı:
Türkiye’den Gitmek
Alt başlık:
İtalya’ya Uzanan Bir Göç Hikayesi
Baskı tarihi:
Temmuz 2019
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052027424
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yitik Ülke Yayınları
“Sizce bir birey başına ne gelirse; doğduğu, büyüdüğü, arkadaş edindiği, dilini konuştuğu ve her köşesini bildiği ülkesini bırakma noktasına gelir?”

Türkiye’den Gitmek; aklında bu soruyla, sonsuza kadar “keşke” demek yerine denemeyi seçen, elinde bavul cebinde turist vizesiyle hayatının yönünü sonsuza kadar değiştiren ve hayallerini kaçacak yerleri kalmayana dek kovalayan Gökhan Kutluer’in sahip olduğu her şeyi geride bırakarak İtalya’ya göç edişini anlatıyor.

Gitmek istemenin, gitmenin; hiçbir yerde kalamamanın, hiçbir yere ait olamamanın, yani “haymatlosluğun”; çalışmanın, keşfetmenin, yalnızlığın, ailenin ve kendini bulmanın bu çarpıcı öyküsü, merakını koruyan gözler için Türkiye’den göç etmenin sosyal ayrıntılarını sunuyor.

“Kimi yıllardır dolabımda duran, kimiyse çarpma işlemindeki 1 sayısı kadar faydasız onlarca şeyin evimde neden durduğuna bir türlü anlam verememiştim. Her savuruşumda bir yükümden kurtuluyordum sanki. Her çaput parçasında başka bir hatıramı kesiyordum ortadan ikiye; daha fazla benimle yaşamasınlar diye...”
246 syf.
·17 günde·Beğendi·8/10 puan
Yazar kitapta tamamen kendi deneyimlerinden söz ediyor. Türkiye'de yaşadığı problemlerden, gençliğinden ve daha sonra yurtdışına göç etme isteği ile birlikte gittiği İtalya'daki yaşamını anlatıyor. Gezmek için ve geçici olarak yaşamak için gitmek zorunda kaldığı şehirlerden ve ülkelerden de bahsetmiş. Anlatım dili sürükleyici olduğu için beni içine çekebildi.

Kitap 246 sayfa fakat 146. sayfadan sonraki kısım Günlük Notları olarak bize aktarılmış. Günlük kısmını ilk başta biraz sıkıcı bulsam da okudukça daha keyifli olmaya başladı ve yazarın düşünce yapısını ve yaşadıklarını daha iyi anlamaya başladım. Kitabı özellikle yurtdışına göç etmek isteyenler için önerebilirim.
246 syf.
·2 günde·7/10 puan
Umut & Hayal Kırıklığı, Kararlılık & Tereddüt, Melankoli ve Hüzün... Bazen ne iyi yapmışsın dedim, bazen niye bu kadar yoruyorsun kendini dedim.. En sonunda yazarın yolculuğuna devam ettiğine karar verdim..
246 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10 puan
Yaşadığım yeri bırakıp kocaman bir maceraya atılma meraklısı olduğum için çok sevdiğim bir kitap oldu,özellikle İtalya aşığı olduğum için de kitap aklımdaki çoğu soruyu giderdi üstüne heveslendirdi... çoğu yerde yazarın karşılaştığı zorluklar ( maddi veya manevi) beni bir tık korkutsa da içimde inanılmaz bir istek uyandı !
246 syf.
·13 günde·Beğendi·7/10 puan
Gökhan Bey sade ve içten bir dille hatta arkadaşıyla dertleşir gibi başından geçenleri - göç hikayesini bizlerle paylaşmış kitabında. Sanırım bu konu üzerine okuduğum en yalın ve doğru içerikleri sahip olan yazı bu kitap. Bence vakit ayrılmalı ve bir gidene danışılmalı ;)
246 syf.
·11 günde·9/10 puan
Sadece kişisel bir yaşantı gibi görünse de aslında oldukça kalabalık sayılabilecek bir kitlenin görüşlerini, yaptıklarını ya da yapmak istediklerini anlatıyor. Diğer taraftan da aslında "gitmek" eyleminin arkaplanında yatan gerekçeler, gittikten sonra yaşanan öze dönüş, yalnızlaşma, yeniden sosyalleşme, önce hissedilen gitme duygusunun yavaş yavaş gelme duygusuna dönüşmesi ortalamanın çok çok üstünde anlatılıyor. Gitmek isteyenin de kalmak isteyenin de okuması gereken bir kitap. Tek sıkıntı kitapçılarda kitabın gezi kitabı kategorisinde satılması...
246 syf.
·4/10 puan
Size yurtdışına yerleşmek için neler yapmamız gerektiğini anlatan bir rehber kitap arıyorsanız yanlış yerdesiniz. Kapağına ve arka kapak yazısına kanıp ben de aldım okudum. İyi bir pazarlama olduğunu bir gerçek. Yazar genel itibariyle kendi deneyimlerinden bahsetmiş; yaşadığı zorlukları, şanssızlıkları ve prosedürleri vesaire. Genç bir yazar ve hayaline şuan Almanya'da devam ediyormuş açıkçası çok da başarılı mı olmuş tartışılır. Yolu açık olun
Ruhu dünyada özgürce dolaşan insanların birbirini daha ilk görüşte tanıdığına, neredeyse hiçbir ciddi paylaşımı olmadan sırf sohbetlerdeki satır aralarını okuyabildikleri için birbirlerini anladığına olan inancım bir kat daha artmıştı.
Evet, İstanbul güzel şehirdi ama herhangi bir kara parçasına güzel ya da çirkin derken üzerinde yaşayanları da hesaba katmak gerekiyordu.
Bir hedefiniz varsa ve ona kilitlendiyseniz, o hedefe doğru giderken tıpkı yolda yüklerinden kurtulan füzeler gibi sizin de zamanı geldiğinde yüklerinizden kurtulmanız gerekebilir.
Bu yükler insanlar olabilir. Bu yükler eşyalar olabilir. Bu yükler hatıralar olabilir.
Buluştuğumuzda İtalyanca seviyemi ölçmek için birkaç dakika boyunca sadece İtalyanca konuşmaya çalıştık. Bir ara bana burada arkadaşlarım olup olmadığını sordu. Vardı elbette ama onlara tam olarak arkadaş denir miydi yoksa daha çok tanıdık diye mi nitelemeli falan diye düşünürken ve onların kendi içlerinde sayılarını bulmaya çabalarken araya girip soruyu İngilizce tekrarladı. Halbuki ben sadece düşünüyordum. Söyleyeceğim cümlelerin İtalyancasını biliyordum ama aslında ne kadar da yalnız olduğumu en az utanabileceğim yoldan söylemeye çalışırken kaybettiğim vaktin farkına varamamıştım.
Göçmenliğe adım atmak, yeni bir bilgisayar oyununa hangi zorlukta başlayacağınızı seçmek gibi bir şey. Yani çok katmanlı ve birden fazla değişkeni var. Yalnız gidiyorsanız başka, eşinizle gidiyorsanız başka, ailenizle gidiyorsanız başka avantaj ve dezavantajları oluyor. Ben yalnız geldiğim için geçtiğim sınavlar genellikle maneviyatımla ilgili oldu. Aslında kimse ölmüyor ama siz bir anda tüm tanıdıklarınız ölmüşçesine yapayalnız kalıyorsunuz. Tıpkı kötü bir haber aldığınızda sarılıp size destek olacak bir yakınınız olmadığı gibi, herhangi bir güzel haberi de paylaşacak kimseniz olmuyor. Kendinize ise her daim iyi bakmak zorunda kalıyorsunuz çünkü hastalandığınızda başınızda ailenizden birinin olmayacağı, en yakın arkadaşınızın bir telefonla size yardıma gelemeyeceğini biliyorsunuz. Bu ve bunun gibi pek çok şey sizi ister istemez olgunluğa itiyor. Ancak şunu da eklemeliyim ki bu olgunluk ve edinilen hayat tecrübesi, müthiş bir özgüven aşılıyor. Yapamayacağınızı düşündüğünüz her şeyi bir bir yapmaya başladığınızda ve kendi kendinize yetebildiğinizi gördüğünüzde, önünüze çıkacak bir sonraki görev için daha da heveslenir hale geliyorsunuz. En nihayetinde ayakları yere çok daha sağlam basan ve başı eskisinden çok daha dik biri olarak yolunuza devam ediyorsunuz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türkiye’den Gitmek
Alt başlık:
İtalya’ya Uzanan Bir Göç Hikayesi
Baskı tarihi:
Temmuz 2019
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052027424
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yitik Ülke Yayınları
“Sizce bir birey başına ne gelirse; doğduğu, büyüdüğü, arkadaş edindiği, dilini konuştuğu ve her köşesini bildiği ülkesini bırakma noktasına gelir?”

Türkiye’den Gitmek; aklında bu soruyla, sonsuza kadar “keşke” demek yerine denemeyi seçen, elinde bavul cebinde turist vizesiyle hayatının yönünü sonsuza kadar değiştiren ve hayallerini kaçacak yerleri kalmayana dek kovalayan Gökhan Kutluer’in sahip olduğu her şeyi geride bırakarak İtalya’ya göç edişini anlatıyor.

Gitmek istemenin, gitmenin; hiçbir yerde kalamamanın, hiçbir yere ait olamamanın, yani “haymatlosluğun”; çalışmanın, keşfetmenin, yalnızlığın, ailenin ve kendini bulmanın bu çarpıcı öyküsü, merakını koruyan gözler için Türkiye’den göç etmenin sosyal ayrıntılarını sunuyor.

“Kimi yıllardır dolabımda duran, kimiyse çarpma işlemindeki 1 sayısı kadar faydasız onlarca şeyin evimde neden durduğuna bir türlü anlam verememiştim. Her savuruşumda bir yükümden kurtuluyordum sanki. Her çaput parçasında başka bir hatıramı kesiyordum ortadan ikiye; daha fazla benimle yaşamasınlar diye...”

Kitabı okuyanlar 28 okur

  • Setenay V
  • Gizem Kahraman
  • Borahan özçınar
  • fatma doğru
  • Zeynep P.
  • Rasit Kahraman
  • Handan
  • Barış Can
  • Ekin Şen
  • Reyhan A.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.1 (1)
9
%9.1 (1)
8
%27.3 (3)
7
%36.4 (4)
6
%0
5
%9.1 (1)
4
%9.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0