İnsan, büyüklenmeyi sever. Etrafındaki herkesten üstün olduğunu, onların karşısında el pençe divan durduğunu görmeyi öyle çok sever ki.
Deryanın içinde bir damlayken kendini umman zanneder.
Tuhaf değil mi? Bunca acizliğe bunca vehim çok fazla.Ömrü olmadığını sandığı biri olarak geçip gidecek ve kendi bunu hiç fark etmeyecek.
Kim miyim? Nerede miyim? Söyleyeyim.
Bana bir vazife verildi. Zamanı yok, mekanı yok ve sınırı yok bu vazifenin. İnsan ne kadar ister ve ne kadarına mağlup olursa o kadar olacak ve o kadar artacak bir vazife. Kendini, aslını ve maksadını insana unutturmak için. Dünyayı kendinin sanması için varım ben.
Ben düşmanım aslında sana. Ama sen düşmanına âşıksın.
Unutuyorsun bazı zamanlar bir kan pıhtısından belki de kirli bir sudan yaratılmış olduğunu. Aklına dahi gelmiyor.
Nefs denen celladın kılıçlarından biriyim ben. Bir yanım değil, her yanım keskin.Ve her zerremden dermansız bir zehir damlar.
Adımı mı merak ediyorsun? Anlamadın mı hala?Adım KİBİR... Sen büyüdükçe ben de büyürüm. Sen güçlendikçe güçlenir, sen yükseldikçe yükselirim.
Üstadımın adı NEFS ve ben onun en kudretli askeriyim, ben insanın kibriyim...