Başka birine ne düşündüğünü ve hissettiğini, ya da ne düşünmesi ve hissetmesi “gerektiğini” söylemeyin. Bir başkası sizin yarattığınız değişime tepki olarak öfkelendiğinde duygularını eleştirmeyin ya da ona, öfkelenmeye hakkı olmadığını söylemeyin. Bunun yerine, şöyle deyin:
“Öfkelenmeni anlıyorum; senin yerinde olsam, belki ben de öfkelenirdim.
Ama bu konuyu tekrar tekrar düşündüm ve son kararım bu.” Unutmayın ki bir insanın öfkelenme hakkı, diğerinin suçlu olduğu anlamına gelmez.