Victor Hugo'nun "idam olmak" düşüncesiyle etkileyiciliği yakaladığı için bu kitapta da tamamem o düşünceyle hareket ederek baştan sona insana buhranı gerçekçi yolla aktarmıştır.
Kitapta bir idam mahkumunun, idam edilme sürecinde yaşadıklarını mahkumun ağzıyla aktarılan ve o süreci bize yaşatan, akıcı anlatımıyla insanı sıkmayan bir kitaptır.
İdam edilme süreci çok güzel bir şekilde tasvir edildiği gibi bir o kadar da insanı üzüntüye sürükleyen, buhrana uğratan, mahkumun bir de baba oluşu, adamın öleceğine değil de kızının bir daha ona "baba" diyişini duymayacağına, kızının büyüyünce baba eksikliğini, ihtiyacını duyacağı zaman yanında babasının yani kendisinin olmayacağına daha çok üzülmektedir ve bu da beni en çok derinden etkileyen bir durum oldu:( Yöneticilerin adamı işlediği suç yüzünden başka bir yöntemle cezalandırılması dururken hemen idama mahkum etmesi bence bir insanlık sınırlarının dışına çıkılan bir durumdur. Keşke hiç böyle bir ceza yöntemi olmasaydı, mahkumun o süreç zarfında yaşadıkları zaten onu ölümden beter bir duruma soktu, ölümden beter etti. İnsan kendini nasıl ölüme hazırlar ya nasıl o düşünceye alışır. Bir tarih var ve o tarih senin son günün çok kötü bir durum. Bir de hani idam durumu birden olsa bitse belki kişi daha az etkilenecek, zaten neyin ne olduğuna farkına dahi varamayacak. Ama o sürecin uzaması ölümden beter, kişi o süreçte çektiği üzüntülerle ruhunu bedeninden önce kaybediyor, beden de sadece kişiye bir yük olarak kalıyor. Zaten ölüme alışılmaz her halükarda...
Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Çok güzel ve değeri bilinmesi gereken bir romandır.