Değerli varlığın kaybına razı oluşun, insanı irkilten, acımasız sessizliği çöktü evin içine. Ağlama bir çeşit karşı koyma, kabul etmeme, baş kaldırma demektir. Oysa elden gidenin geri döndürülemeyeceğini anlayıp susmak çok daha tehlikelidir. En koyu düşünceler bu sırada gelir insanın aklına.
Neden öyle hüzünle, yasla mırıldanıyorsunuz?
Yazın geçtiğine mi yanıyorsunuz yoksa; soğuk rüzgarlar yapraklarınızı mı koparıyor, ona mı üzülüyorsunuz? Yoksa gövdeleriniz, halkımızın kederleriyle, acısıyla mı inliyor?