Ne çok ümîd serpildi rûy-i zemîn bağrına,
Ne çok hayâl savruldu rüzgârların kahrına. Bir an gülen şu âlem, bir lahza sonra giryân, Bir demde şâd u handân, bir demde derd ü hicrân.
İnsanın tüm planlarını elli veya altmışlı yaşlarına kadar ertelemesi, çok azının ulaştığı bu noktada yaşamaya başlamaya niyet etmesi ve ölümlülüğü hiç hesaba katmaması ne büyük aptallıktır!
İnsanların birine veya bir şeye harcadığı bir gün belki de son günleri olabilecekken insanlar yaşamlarını sanki sonsuz bir kaynaktan geliyormuşçasına harcar. Ölümlü olan her şeyden korkarken ölümsüz olan her şeyi arzular.