Ne konuşmalarımızda tat kaldı
Ne susmalarımızda bir hikmet
(Hep aynı boşluğa açıldı dar kapılar)
Olur olmaz şeylerden alınır kırar olduk
Zamana benzedik iyice, çekilmesi zor.
(Aynaların ardında aynı kirin pası var)
Adı bile yok bu yarışın. Nefes nefese koşuyoruz, çılgınca bir telaşın içindeyiz sanki. Herkes hayatı yakalamaya çalışıyor.
Oysa hayat, koşarak varılacak bir yer mi?
Yakalanacak bir şey mi?
Belki de hayat; düşe kalka yürüdüğün, durup dinlendiğin anlarda saklıdır. Toprağın serinliğini teninde hissettiğin, gökyüzünün maviliğinde kaydolduğun anlarda...
Belki de hayat, koşarken kaçırdıklarımızda değil; dururken fark ettiklerimizdedir.