"Saçımı en çok sevenler bile bana bir veda etmeden gittiğine göre onların da kalmasının bir anlamı yoktu," dedim. Ama her kelime aslında içimden kendimden bile sakladığım yarama batan bir bıçaktı. Oysa o yaraya asla dokunmamalıydım. Sarılan yaralar kapanırdı. Benim yaram ise ne sarılmıştı ne de kapanmıştı. Öylece duruyordu. Sessiz ama derinde.
Siz hiç, kırıldığınız yerlerden tamir olup defalarca aynı yerden kırılmadınız mı? Paramparçayken, tuzla buz olmuşken tekrardan parçalanmak için birleştiniz mi? Bile bile, yürüdünüz mü acıya? Hiç "Sonunda acı olduğunu bile bile neden seviyorum ki seni?" dediniz mi? Dediyseniz sizde kırık bir kızsınız demektir. Ve kırık bir kızı etkilemek, hiç ama hiç zor değildir, en iyi siz bilirsiniz.