"Saçımı en çok sevenler bile bana bir veda etmeden gittiğine göre onların da kalmasının bir anlamı yoktu," dedim. Ama her kelime aslında içimden kendimden bile sakladığım yarama batan bir bıçaktı. Oysa o yaraya asla dokunmamalıydım. Sarılan yaralar kapanırdı. Benim yaram ise ne sarılmıştı ne de kapanmıştı. Öylece duruyordu. Sessiz ama derinde.