Başkası için dua eden ne kadar az kişi var farkında mısın? İllaki kendilerine. Zaten o kadar çok dua birbirinin kopyası ki. Beni koru, beni kayır, beni yükselt… Her şeyi ben. Onlara sorsam ‘dindarlık’ derler adına, bense ‘kılık değiştirmiş bencillik’ diyorum.
Halbuki ne ateşler vardı içinde. Söndürdü her birine elleriyle. Başkalarını uzlaştırayım, ortamı yatıştırayım diye kendinden uzaklaştı günbegün. Çocukken tam olarak çocuk, gençken tam olarak genç olamayacaktı bir türlü; hep yaşından fersah fersah önde.
Koca şehir devasa bir inşaat sahasına dönüvermişti. İstanbul kontrolsüz büyümüştü ve genişlemeye devam ediyordu bu canım şehri şehir sindirebileceğinden fazlasını mideye indirdiğini fark etmeden, hala etrafta yiyecek arayan şişkin bir japon balığını andırıyordu.