Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu kitabı uzun zaman önce ne zaman olduğunu hiç hatırlamadığım bir zamanda okumuştum. Olaylar, mekanlar, karakterler... Hiç bir şey hatırlamıyordum. Tek bir şey vardı aklımda kalan: Bu kitap beni çok etkilemişti. Genelde okuduğum kitapları tekrar okumaya çekinirim eski hevesi ve sevgiyi hissedemezsem diye ama bunda öyle olmadı. Bu kitapta beni derinlerden etkileyen ve kendine çeken bir şey var doğrusu. Nedir diye sorulsa cevap veremeyeceğim türden.
Kitap bir kasabada, eski bir maden ocağının olduğu yerde geçiyor. Karakterlerimiz çocuk ve olaylar bu çocukların "ölüm" denen oyunu oynamaları ile başlıyor. Belki de bu kitapta beni kendine çeken şey ölüme olan bakış açısı. Bir hiçlik, yokluk, karanlık ve yanlızlık. Ölen kişilere olan bakış açısı da etkileyici. onların bizim yanımızda oluşu izleniyor olunmamız. Gözlerimizi kısıp dikkatli bakınca onların hayaletlerini görebilecek olmamız. Bu kitaptaki dostluk kavramı çok güzel. İki çocuğun biz aynıyız demesiyle başlayan bir dostluk. Birbirlerinden uzak kalamamaları ve düşündüklerinden de benzer olmaları. Ve en önemlisi bunu hissediyor olmaları.
Belki bu kitap çocuk romanları kategorisinde olabilir ama ne kadar büyüsem de benim için ayır bir yeri olacağına eminim.
Bu kitabın öykü kitabı olduğunu bilmeden almıştım o yüzden almak isteyenlerin önce bunu bilmesi gerektiğini düşündüm. Herhalde çoook uzun zaman sonra okuduğum ilk öykü kitabıydı bu. Ben genelde roman okuyucusuyum ama öykülere de bir adım atabileceğimi düşünüyorum şuan.
Kitaptaki öykülere küçük bir bakış atarsak: hepsi bilim kurgu öyküleri, karakterler farklı ve zamanları da farklı. Yani hikayelerin bir bağlantısı yok. Ben de genel olarak beğendim. Ama bir kaçı için ortak düşüncem şu ki: Bundan iyi bir roman çıkardı. Kendimi bunu düşünmekten alamadım çünkü bazılarını kısa oluşu canımı sıktı. Devamını veya daha ayrıntılısını isterdim. Belki insanların öykülerde de en sevdiği yön bu yarıda bırakılmışlık hissi. Bana farklı gelen diğer bir şey de elbette karakterlerle bir bağ kuramadan hikayenin bitmesi. Hiç alışkın değilim buna .
Benim en sevdiğim öyküler: Bir Mars Destanı, Uyumun Doruğu ve Eğer Dünyaları oldu. Gerçekten bunların uzun bir romanını isterdim. Ki bence yazılsa bilim kurgu yelpazesine mükemmel seriler olurlardı. Ama elbette öykü halinde de bilim kurgunun değerli parçaları.
Kitabı severek okuyacağınızı düşünüyorum.
Bir Mars DestanıStanley G. Weinbaum · İthaki Yayınları · 2018773 okunma