İnsan, kendi kendisiyle, kendi bedeniyle ve masa, yatak, pencere, leğen gibi dört beş dilsiz nesneyle çaresizlik içinde tek başına kaldığı bu odada, sessizliğin kapkara okyanusunda ki cam fanus içinde yaşayan bir dalgıç, hatta kendisini dış dünyaya bağlayan halatın kopmuş olduğunu ve o sessiz derinlikten hiç bir zaman yukarı çekilmeyeceğini anlamış bir dalgıç gibiydi..
"Beş dakika sonra hastahane'den çıkıyorum. Son not.. Bu odada başkaları inleyecekler. Onları şimdiden gayet iyi tanıyorum. Üstümden çıkarıp yatağa attığım robdöşambr içinde, ebediyen aynı insan bulunacak : Hasta.."