“Yalnız, gökyüzündeki yıldızlardan çayın dibindeki çakıllara, doğu tarafından kopup gelen bulutlardan batı tarafındaki denize kadar uzanan ve yayılan bu kocaman gecenin içinde yapayalnızdı.”
“İnsan her sözü kuşkuyla karşılıyor artık.Gerçekle düş birbirine karışıyor; yalanın nerede bittiğini anlayamıyoruz.Tutunacak bir dalımız kalmıyor.Tutunamıyoruz.”
“Ne gördün bütün kapıların birer birer kapandığı bu dünyada? Hangi kusurunu düzeltmene fırsat verdiler? Son durağa gelmeden yolculuğun bitmek üzere olduğunu haber verdiler mi sana?Birdenbire, ‘Buraya kadar!’ dediler.Oysa bilseydin nasıl dikkatle bakarsın istasyonlara; pencereden görünen hiçbir ağacı, hiçbir gökyüzü parçasını kaçırmazdın.”
“Korkuyoruz.Düşünmekten ve sevmekten korkuyoruz.İnsan olmaktan korkuyoruz.İnsan yerine bir yığın kuklalar yaratıyoruz.İnsana benzetirsek, onlara acımaktan korkuyoruz.İşin içine bir kere acıma girerse, ondan bir daha kurtulamamaktan korkuyoruz.”