“Aşk hususunda pek mahcup ve cesaretsizdi. Daima böyle hayallere âşık oluyor, bir hakikat önünde sevgisini itiraf edecek olursa iyi karşılanmayacağı hakkında düştüğü garip bir zan kendisini öldürüyor, her cüretini kırıyordu.”
“…gençliğinin aşk dolu hayalleri içinde altın yaldızlı ufuklara doğru beraber uçacak bir melek arıyordu. …Kendi hayalinde doğan bu müstesna mahlukun, bu emel perisinin İstanbul’da değil, en medeni memleketlerin gelişmiş terbiye muhitlerinde bile bulunacağına inanmıyordu.”