Başkasının Rüyaları öykü kitabı olsa da içindeki öyküler birbiriyle bağlantılı. Her öykünün kendi içinde bir konusu var ama kenarından köşesinden her hikaye birbirine bağlanıyor.
Başkalarının hayatlarından, rüyalarından öyküler yazan bir yazar, ailesinin geçmişiyle güncelini anlatıyor bazen. Bazen gördüğü rüyasını anlatıyor, bazen gittiği söyleşide yaşadıklarını. Ablasını çok seviyor, abisiyle hep mesafeli, karısını sevse de bazen anlaşamıyor, arkadaşlarıyla alışkanlıklar yüzünden kopamıyor. Her öykü başka birinin öyküsüymüş gibi başlıyor ama hep aynı adamın, yazarın etrafında yaşanıyor. Masallar, denizler, kaptanlar, gemiler, kayıklar, balıklar, en çokta kargalar öykülere eşlik ediyor. Kitabı birkaç saatte okudum ve beğendim.
"İnsan isterse her koşulda her şey yapılır. Geri çekilmek, vazgeçmek yok. Bütün mesele yeteri kadar isteyip istemediğinizdir. Ağzınızın ucuyla değil, yüreğinizle istemelisiniz."
Daha önce Hayata Dön, Kral Kaybederse, Camdaki Kız romanlarını okuduğum psikolog yazar Gülseren Budayıcıoğlu'nun ilk kitabı Madalyonun İçi kitabını okudum bu hafta. Bu kitabında meslek hayatında karşılaştığı kişilerin hikayelerini derleyip anlatmış Budayıcıoğlu. Bu kişilerin içinde çeşitli psikolojik sorunlar yaşayan insanlar var. Gülseren hanım onlarla geçirdiği seansları gayet yalın ve akıcı bir şekilde anlatmış. Yanına ömürlerini sevgisiz, ilgisiz bir şekilde geçirmiş olarak gelen çaresiz kalmış insanlara hep bir umut olduğunu, arayınca çıkış yolu bulunacağını söylüyor. Onları anlayarak, empati yaparak dinliyor. Her kitabında olduğu gibi bu kitabında da sanki bana da terapi yapmış gibi hissettim ve çok beğendim.